<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AE Blog</title>
	<atom:link href="http://blog.alieskici.com/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.alieskici.com</link>
	<description>Popüler ve Bilimsel Makaleler</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Aug 2010 18:44:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Yeni Site</title>
		<link>http://blog.alieskici.com/?p=259</link>
		<comments>http://blog.alieskici.com/?p=259#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Aug 2010 17:20:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Eskici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.alieskici.com/?p=259</guid>
		<description><![CDATA[Yeni site duyurusu hakkındaki düşüncelerinizi burada yorumlayabilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Yeni site duyurusu hakkındaki düşüncelerinizi burada yorumlayabilirsiniz.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.alieskici.com/?feed=rss2&amp;p=259</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YAŞAMI KUTSAMAK</title>
		<link>http://blog.alieskici.com/?p=221</link>
		<comments>http://blog.alieskici.com/?p=221#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 08:36:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Eskici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[akira kurosawa dreams]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[sala]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamı kutsamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.alieskici.com/?p=221</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz hafta Anadolu&#8217;nun orta büyüklükteki bir şehrinde bulundum. Ferah ve temiz hava, bol yeşillik. İstanbul&#8217;da yürümeye üşenirdim ama burada içeride duramaz oldum. İlk günden itibaren dikkatimi çeken birşey oldu. Hergün saat 09:00&#8242;dan 17:00&#8242;a kadar saat başı ölene dua (İslamiyette sala denir) ve cenaze töreni ilanı veriliyordu. Bunu orada etrafımdakilere söyledim. Yaşadığım yerde ve başka hiçbir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz hafta Anadolu&#8217;nun orta büyüklükteki bir şehrinde bulundum. Ferah ve temiz hava, bol yeşillik. İstanbul&#8217;da yürümeye üşenirdim ama burada içeride duramaz oldum. İlk günden itibaren dikkatimi çeken birşey oldu. Hergün saat 09:00&#8242;dan 17:00&#8242;a kadar saat başı ölene dua (İslamiyette sala denir) ve cenaze töreni ilanı veriliyordu. Bunu orada etrafımdakilere söyledim. Yaşadığım yerde ve başka hiçbir yerde bu yoğunlukta ölüm duyurusu yapılmıyordu. Bunu oradakiler de ben söyledikten sonra farketmişlerdi.</p>
<p>Uzun süredir sormakta olduğum ve yanıtını dince kendini en bilgili sayan kişilerden de alamadığım bir soruyu yineledim:<br />
&#8220;<strong>Neden ölene camilerden bu kadar çok dua okunuyor da doğana okunmuyor?!</strong>&#8221;</p>
<p>Ardından diğer sorular gelir:</p>
<p>&#8220;İslamiyette ölen müslümanın sınavı bitirdiği ve mutlaka cennete gideceği söylenir. Öyleyse kendi eceliyle ölenin ardından bile neden üzücü ve korkutucu bir ses tonuyla dua okunur, sevinçli ve uğurlayıcı bir tonla okumak varken?&#8221; Burada ne kastettiğimi en iyi şekilde anlamak için Akura Kurosawa&#8217;nın Dreams adlı filmini izlemenizi öneririm. Orada 7 rüyadan birinde tam düşündüğüm bu konu anlatılıyor.</p>
<p>Son olarak;</p>
<p>&#8220;<strong>Neden yaşamı değil de ölümü kutsuyoruz?</strong>&#8220;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.alieskici.com/?feed=rss2&amp;p=221</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PETROL SIZINTISI FACİASI</title>
		<link>http://blog.alieskici.com/?p=219</link>
		<comments>http://blog.alieskici.com/?p=219#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jul 2010 13:26:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Eskici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[körfez petrol faciası]]></category>
		<category><![CDATA[mexico gulf oil spill]]></category>
		<category><![CDATA[mexico körfezi petrol sızıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[oil spill disaster]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.alieskici.com/?p=219</guid>
		<description><![CDATA[Yaklaşık iki ay önce Mexico Körfezi&#8217;nde petrol çıkarma çalışması yapan BP firmasının hatası sonucu okyanus dibinden saniyede 7 varil miktarında petrol okyanusa sızmaya başlamıştı. Bunu hemen kapatabileceklerini sandık. Ancak bir aydan fazla bir süre geçtikten sonra kapatmak için bir teknik düşündüler. Deliğe büyük miktarda gaz sıkışturarak sızıntıyı önlemek. Yer sarsıntıları ve kaçaklara rağmen bu başarılı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık iki ay önce Mexico Körfezi&#8217;nde petrol çıkarma çalışması yapan BP firmasının hatası sonucu okyanus dibinden saniyede 7 varil miktarında petrol okyanusa sızmaya başlamıştı. Bunu hemen kapatabileceklerini sandık. Ancak bir aydan fazla bir süre geçtikten sonra kapatmak için bir teknik düşündüler. Deliğe büyük miktarda gaz sıkışturarak sızıntıyı önlemek. Yer sarsıntıları ve kaçaklara rağmen bu başarılı olsa bile körfez bir daha eski haline dönmeyecek. Daha da kötüsü var.</p>
<p>Petrol şu an itibariyle körfez kıyılarını kaplamış durumda ve bölgedeki ekolojik hayatı bitirdi. Basit bir matematik analizle sızıntının 15 yıla yakın süreceği hesaplanabilir. Eğer bu sızıntı bu kadar sürerse gezegen ölür.</p>
<p>Bilimadamları genellikle anlık çözümler üretebilecek beyinlerden seçilir. Sistem bu amaçla programlanmıştır. Bu sebeple felaketi önleyebilmek için önce felaketin boyutlarının farkına varmak gerekiyor. Ancak olayın başından iki ay geçtikten sonra henüz &#8216;işler daha da kötüye gidebilir&#8217; cümlesi bugün kullanıldı. Bizim dediğimiz ise; işler olabilecek en kötü durumunda zaten.</p>
<p>Konuyla ilgili iki adet çözümü ilgili makamlara ilettim ve diğerlerine devam ediyorum. Öte yandan henüz bir yanıt gelmedi. Herhalde ya atıyorum ya da herzamanki kaçıklardanım sanıldı. Umarım belirttiğim gibi olacağını 15 yıl sonra bulmazlar. Tam ölürken çözümü kavramak trajikomik olurdu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.alieskici.com/?feed=rss2&amp;p=219</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stratejik Yetersizlik</title>
		<link>http://blog.alieskici.com/?p=217</link>
		<comments>http://blog.alieskici.com/?p=217#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 19:44:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Eskici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[askeri]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik yetersizlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.alieskici.com/?p=217</guid>
		<description><![CDATA[Rakipleriniz/düşmanlarınız ne yapacağınızı sizden önce biliyorsa ne yapardınız?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Stratejinizin yetersiz olduğu noktada ne yaparsınız?</strong></p>
<p>Rakipleriniz/düşmanlarınız ne yapacağınızı sizden önce biliyorsa ne yapardınız?<br />
Önerme yapısı itibariyle ne yapacağınızı önceden bildiklerine göre bu sorunun pratikte geçerli bir yanıtı olamayacağını da öngörür. Ne yazık ki şark işi düşünce kuyularından birine düşürüp sizinle oynamak değil bu yazının amacı.</p>
<p>Stratejik zayıflama nereden kaynaklanır? Benim matematik sayfalarımdaki &#8216;Benim Bunu Bildiğini Bildiğimi Biliyor Mu?&#8217; başlıklı makalemde bu sorunun ön cevabı veriliyor: Sabit-durağan bilgi eninde sonunda başkalarınca öğrenilir/edinilir. Ne yapacağınızın sizden önce bilinmesi, hangi durumda ne yapacağınızın öğrenilmiş olmasının doğurduğu dinamik bir analiz süreci için gerekli maksimum sistematik bilgi yığınını oluşturur. Eğer düşmanınız/rakibiniz sizden önce biliyorsa ve her hamlenize ivedi ve net yanıt veriyorsa, o halde artık ezberlenmişsiniz demektir. Yeterince hızlı düşünen biriyseniz bu yazının başlığını gördüğünüzde &#8216;öyleyse ne yapmalı?&#8217; diye sormuşsunuzdur.</p>
<p><strong>Ezberlendiysem Ne Yapmalıyım?</strong></p>
<p>İlk cevap: öyleyse stratejimi değiştirmeliyim olacaktır. Bu başa dönmekten farksız. Size, ortamda neler yapacağınızın önceden bilindiğini söylemiştik.</p>
<p>Yapılacak şey; rakibin bilgisi dahilinde ve sizin de şu anda yapabileceğiniz birşey OLMAYAN bir şey yapmaktır. Bu şey, tamamen tahmin edilemez, farklılık yaratacak bir meta-düşünce biçimi ile ortaya konuan bir yaklaşım olmalıdır. Hatta mümkünse taklit edilemeyecek olmalıdır.</p>
<p>Askeri alanda bunu net olarak görebiliriz. Stratejilerinizin bir tavşan gibi yakalanmak kadar kolay bilindiği durumlarda yapılacak en iyi şey artık akli ve tecrübe üstünlüğü olmaktan çıkar. Yapılacak en iyi şey teknolojik yenilik ve teknoloji kullanımıdır.</p>
<p>Öyleyse teknik yanıt şu:<br />
<strong><em>Strateji kompleks bilgilerle yetkinleştirilmelidir. Yeni yapılar entegre edilmelidir.</em></strong></p>
<p>Ortamın dinanizmi/aktivitesi bunu yapmanın zorunluluğunu farketmeyi kolaylaştıracaktır. Bunu yapamayanlar her alanda daima elimine edilecektir. Çünkü sabit bilginin yetersizleşmesine karşılık olarak daha kompleks yapılar birileri tarafından daima oluşturulur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.alieskici.com/?feed=rss2&amp;p=217</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook&#8217;ta Yayınla</title>
		<link>http://blog.alieskici.com/?p=215</link>
		<comments>http://blog.alieskici.com/?p=215#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Jun 2010 17:48:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Eskici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.alieskici.com/?p=215</guid>
		<description><![CDATA[AE Blog&#8217;a yeni eklediğim bir plug-in ile artık yazıları Facebook&#8217;ta yayınlayabileceksiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AE Blog&#8217;a yeni eklediğim bir plug-in ile artık yazıları Facebook&#8217;ta yayınlayabileceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.alieskici.com/?feed=rss2&amp;p=215</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YOUTUBE ve YASAKLI SİTELER BAŞKA NEYİ ENGELLİYOR?</title>
		<link>http://blog.alieskici.com/?p=213</link>
		<comments>http://blog.alieskici.com/?p=213#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Jun 2010 17:26:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Eskici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[telekomünikasyon iletişim başkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yasaklı siteler]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.alieskici.com/?p=213</guid>
		<description><![CDATA[Youtube&#8217;un benim için anlamı bilgiye doğrudan erişim, nette bulamadığım birçok ciddi ve faydalı bilgiye ulaşım, bilimsel ve teknik videolar, sanat eserleri, hayal gücünü ve bilgiyi zenginleştirici paylaşımlardır. Üye olduğum kanallar; NASA, MIT OpenCourse&#8217;s, Artificial Intelligence, Robotics, Earth Science, Music in Heaven,&#8230; sayabileceğim birkaçı&#8230; idi! 3 Haziran 2010 tarihinde Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’ndan internet servis sağlayıcılara iletilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Youtube&#8217;un benim için anlamı bilgiye doğrudan erişim, nette bulamadığım birçok ciddi ve faydalı bilgiye ulaşım, bilimsel ve teknik videolar, sanat eserleri, hayal gücünü ve bilgiyi zenginleştirici paylaşımlardır. Üye olduğum kanallar; <strong>NASA, MIT OpenCourse&#8217;s, Artificial Intelligence, Robotics, Earth Science, Music in Heaven</strong>,&#8230; sayabileceğim birkaçı&#8230; <strong>idi</strong>!</p>
<p><em>3 Haziran 2010 tarihinde Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’ndan   internet servis sağlayıcılara iletilen karar ile Google&#8217;a ait IPlere  kısıtlama ve engellemeler getirilmesi emredildi. Bunun sonucu olarak bu  tarihten beri Youtube dahil Google&#8217;ın önemli servislerine farklı  yollarla olanlar dahil erişemiyoruz veya erişimde işlemler ciddi  derecede zaman alacak kadar yavaş.</em></p>
<p>Bir devletin kendini koruyamayacak yaş, zeka ve kültürsüzlükteki  kısım insanını bu şekilde koruması beklenen bir uygulamadır. Öte yandan  kurunun yanında yaşın yanması adaletin, bilginin ve mantığın olmadığı  yerlerde söylenmiş bir sözdür.</p>
<p>Bu tip engellemelerin sebebi nedir? Türkiye aleyhine yapılan  propagandalar mı? Peki zararlı verileri engellerken faydalı olanları da  engellenerek aslında daha fazla zarar verilmiş olunmuyor mu? Çözüm  sadece bu şekilde midir?</p>
<p>Tr&#8217;de sık kullanılan ve yasadışı içerik sebebi ile engellenen  servisler toptan kapatma yerine Tr yetkilisine sadece Tr&#8217;den ulaşılıp  ulaşalımayacağına karar verip ilgili metaya ulaşamı engellemesini  sağlayan bir konsol sağlanamaz mı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.alieskici.com/?feed=rss2&amp;p=213</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evrim Teorisi ile İnançlar Neden Çatışıyor?</title>
		<link>http://blog.alieskici.com/?p=206</link>
		<comments>http://blog.alieskici.com/?p=206#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 09:07:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Eskici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[evrenin dinamik yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[evrim teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.alieskici.com/?p=206</guid>
		<description><![CDATA[En basit mantıkla şunu sormak lazım kendimize; eğer yaşam bir olağanüstü güç tarafından başlatıldıysa ve gelişimi yönlendirildiyse, bu sistem -doğa- bu yaratımın sonucunu nasıl işletmeye devam edecekti? Sürekli bir olağanüstü gücün müdahalesinin gerekliliği ve amacı, yaratımın gerekliliği ve amacı ile ters orantılıdır. Çünkü ve ayrıca; konuya yaratılış açışından baksak bile; doğanın kendisinin bu kudrette olması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>En basit mantıkla şunu sormak lazım kendimize; eğer yaşam bir olağanüstü güç tarafından başlatıldıysa ve gelişimi yönlendirildiyse, bu sistem -doğa- bu yaratımın sonucunu <strong>nasıl işletmeye devam edecekti</strong>? Sürekli bir olağanüstü gücün müdahalesinin gerekliliği ve amacı, yaratımın gerekliliği ve amacı ile ters orantılıdır. Çünkü ve ayrıca; konuya yaratılış açışından baksak bile; doğanın kendisinin bu kudrette olması yaratıcının kudretini de göstermez mi, doğa yaratıcının düşüncesinin ve ilminin sonucu değil mi zaten? Yani hem Tanrı&#8217;nın insanın anlayamayacağı bir sonsuz ilim ve kudrete sahip olduğunu kabul edip ardından doğanın, evrenin kendi üst sistemlerini (<em>mesela insan</em>) kendi dinamikleri ile oluşturamayacağını söylemek aslında yaratıcının ilmine ve kudretine hakaret ya da aslında neye inandığımızı ve ne yaptığımızı bilemememizin ifadesi değil mi? Gerçekten de insan sığ bir varlıktır ve ne düşündüğünün bile farkında değildir. İşin mantıki kısmı bu, duygusal açıklama kısmı ise:</p>
<p>Evrim ile inancın çatışmasının sebebi, inanç kabullenişlerinin bir anda silinmesinin doğuracağı boşluğu insan bilgi ve yetisinin henüz dolduracağı birşeyin olmamasıdır. Yaşamının %99&#8242;u hala belirsizlikler içinde geçen bir türün bu kapasiteye ulaşması beklenemez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.alieskici.com/?feed=rss2&amp;p=206</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LOST FINAL 6 00</title>
		<link>http://blog.alieskici.com/?p=204</link>
		<comments>http://blog.alieskici.com/?p=204#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 19:34:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Eskici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[final]]></category>
		<category><![CDATA[lost]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.alieskici.com/?p=204</guid>
		<description><![CDATA[Lost Final]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>It was too impressive, emotional, depressive for me. I was not like that final but it was so beautiful. Humanely. So much sad final at last times. I was meet this TVserie at summer of 2007. Thanks for all its producers &#038; workers.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.alieskici.com/?feed=rss2&amp;p=204</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilim Neden Tıkandı?</title>
		<link>http://blog.alieskici.com/?p=199</link>
		<comments>http://blog.alieskici.com/?p=199#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 17:47:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Eskici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.alieskici.com/?p=199</guid>
		<description><![CDATA[Son yıllarda insan bilimi şu sebeplerle tıkandı. 1) Evrenin kompleksitesi insan beyninin kompleksite tanımlama yetisinden yüksektir. 2) Bilim askeri teknoloji tabanlı olarak geliştirilmiştir. Tüm teknolojik araçlar dahil; askeri çalışmaların sonucudur. Hayata karşıt olarak üretilen bir yapı hayatın kendisinden daha kompleks değildir. Bilim hayatı çözmek amacındadır, kapitalist ve yoketme amaçlı bilimin sınırları vardır ve buraya kadardı. 3) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda insan bilimi şu sebeplerle tıkandı.</p>
<p>1) Evrenin kompleksitesi insan beyninin kompleksite tanımlama yetisinden yüksektir.</p>
<p>2) Bilim askeri teknoloji tabanlı olarak geliştirilmiştir. Tüm teknolojik araçlar dahil; askeri çalışmaların sonucudur. Hayata karşıt olarak üretilen bir yapı hayatın kendisinden daha kompleks değildir. Bilim hayatı çözmek amacındadır, kapitalist ve yoketme amaçlı bilimin sınırları vardır ve buraya kadardı.</p>
<p>3) Eğitim sistemleri gerçek dahileri elemiyor. Dahi sanılanlar sadece hızlı işlem ve ezberi kuvvetli kişiler.</p>
<p>4) Araştırmacılar memur mantığı ile seçiliyor. Öncelik bürokratik ve politik eğilimler, ayrıca uyumlu olmak. Oysa gerçek dahi doğal asidir. Bunun yanında bilim cemaati kendilerinden olmayanın bulgularını incelemeden dikkate almıyor. Oysa bilgi ve zeka cemaate ait değildir.</p>
<p>5) Günümüzde devrim niteliğinde bir çalışmanın yeni bilgi veya bilinen bulgu ve bilgiler arasında sentezle oluşturulmasını gerektiriyor. Bu ise standardın dışındakinin test edilebilir veya tanımlanabilir olması dışında kalması demek oluyor genellikle. Standart araştırmacı, kurum ve yaklaşımlar yeniyi algılayamıyor. Halk arasında buna dahinin anlaşılamaması deniyor.</p>
<p>Öyleyse ne yapmalı? Çözüm, kendi kendini üretecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.alieskici.com/?feed=rss2&amp;p=199</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇOK ÖNEMLİ!!</title>
		<link>http://blog.alieskici.com/?p=195</link>
		<comments>http://blog.alieskici.com/?p=195#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 May 2010 20:16:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Eskici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[GMO etiketli ürünler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.alieskici.com/?p=195</guid>
		<description><![CDATA[Giderek artan şekilde, tanıdığım insanların bir kısmı ve çocuklarının da çoğunda bağışıklıkla ilgili problemlere rastlamaya başladım.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Giderek artan şekilde, tanıdığım insanların bir kısmı ve çocuklarının da çoğunda bağışıklıkla ilgili problemlere rastlamaya başladım. Bu gözlemi doktorlar bile yapamayacaktır çünkü onlar zaten kendilerine gelen hastaları dikkate alırlar ve hastalar onlara gelir; ne kadar çok olurlarsa olsunlar bunu iş olarak görürler. Oysa geçen yıllarla birlikte bu problemleri gözlemci biri olarak ben giderek artan oranlarda farkediyorum. Genellikle immün sistem, lenf bezleri gibi vücudun ana savunma sistemlerinin tahribata uğradığını ve bunlarla ilgili rahatsızlıkların oluştuğunu farkettim. Kortizol kullanımı çok çok fazla düzeyde. Peki neden?</p>
<p>Neden diye düşünmeye başladığımda yanıtı bulmakta gecikmedim. Tabi ki sorumlusu hormonlu yiyecekler, genetiği değiştirilmiş ürünler, bazı hızlı tüketim yiyecekleri-içecekleri ve krizden dolayı besinleri ve hazır yiyecek maddelerini raflarda daha uzun süre koruyabilmek için daha fazla katılan koruyucu kimyasallar olmalıydı. Hormonlu yiyeceklerin vücutta hücresel yenileme hızı yüksek olan yutak, geniz gibi yerlerde en çok etkili olmalı ki birçok kişide geniz-eti problemi ortaya çıkıyor. Kimyasal katkı oranı yüksek yiyecekler bağışıklık sistemini bozuyor.<br />
Ne yapmalı?</p>
<p>ABD Mayıs 2010&#8242;da aldığı bir kararla GMO etiketli ürünlerin yerel gıdalardan bir farkı olmadığını duyurdu. Bu konudaki ayrıntıları şu adresten edinebilirsiniz. Ayrıca bu adreste bir mektup göndermeniz isteniyor.</p>
<p>http://www.seedsofdeception.com/GMFree/TakeAction/CodexConference/index.cfm</p>
<p>Türkiye&#8217;de Durum</p>
<p>Türkiye&#8217;de devlet son yıllarda tarım üreticisine teşvik desteği ile istediğini ektiriyor. Transgeneteik ürünlerin tohumları dışardan satın alınıyor. Besleyici özelliği neredeyse hiç olmayan bu ürünler sağlığa nasıl etki yapıyor? Hiçbir araştırma bulamadık bu konularda. İlk zamanlar bilimadamlarının cep telefonları sağlığa zararlı değildir deyip bugün çok tehlikeli olduklarının ortaya çıkması bir sahtekarlıkla karşı karşıya olabiliriz. Tıp en büyük kapitalisttir ve insan eti ile beslenir. Öyleyse hakkında bilgi verilmeyen hiçbir şeyi kullanmayın.</p>
<p>Türkiye&#8217;de Mayıs 2010&#8242;da çıkan bir kararname ile yurtdışından et ithal edilebilecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.alieskici.com/?feed=rss2&amp;p=195</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
